Yazı Detayı
23 Ekim 2020 - Cuma 12:14
 
Dokuzuncu Köyden Onuncu Köye
SÜLEYMAN ÖZEROL
 
 

1983 yılına kadar ülkemizde yayınlanmış olan pek çok romanı okudum diyebilirim. Buna çeviri romanlardan bazılarını da ekleyebilirim.
Neden 1983 diyeceksiniz...
1983 yılının sonbaharında, mesleğimin on ikinci yılı olup, otuz yaşında iken yeni göreve başlayan bir öğretmen gibi köy incelemesi yapmaya karar verdim. Kendimce büyük bir işe giriştim.
İlkokuldan itibaren var olan okuma alışkanlığının yerini yazma alışkanlığım ağrımaya başladı. Ancak yine de edebiyat dünyamdan kopmadım araştırma ve inceleme kitapları ile dergiler yoluyla haberdar oldum.
Altmışların ortalarında Akçadağ Öğretmen Okulu'nun yemekhaneden bozma sinema salonunda Yılanların Öcü filmini izledik. Filmin bir aynı adlı romanından uyarlama olduğunu öğrendik. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in filmi yasamak yasaklamak isteyenlere karşı, “Bu filmi yapanlar Türkiye’ye hizmet etmiştir’ açıklamasını da afişe eklemişlerdi.
Fakir Baykurt’un, Yılanların Öncü’nden önce Irazca’nın Dirliği romanı varmış, onu da edindim ve okudum. Daha sonra üçlünün son kitabı Karaahmet Destanı yayınlandı, elbette ki onu da okudum.
Fakir Baykurt’un bu romanlarından sonra Tırpan, Kaplumbağalar, Amerikan Sargısı ve daha pek çok yapıtı unutulmaz Türk edebiyatı yapıtlardır.
“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar”
Hani doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye bir halk deyimi vardır. Fakir Baykurt bir romanında da dokuz köyden kovulduktan sonra gidilecek yer olan yerin adı olarak koymuştu; Onuncu Köy...
1961 yılında basılan kitapta özyaşamöyküsü (otobiyografi) özelliği taşıyan romanının kahramanı, köyden köye sürülen köy enstitüsü kökenli bir öğretmendir. Kitabın omurgasını, Burdur’un bir köyünde başlayan ve dokuz köye kadar sürekli sürgüne uğrayan öğretmenin aydınlanma uğraşı oluşturur. Onun onuncu köye kadar gitmesinin nedeni haksızlığın, yolsuzluğun, yoksulluğun ve daha nice olumsuzluğun olmasıdır.
Peki, kimlerdir onu dokuz köyden kovanlar ya da kovduranlar?
Kızların okumasını ve karma eğitimi istemeyenler…
Köylünün (halkın) değil, büyük toprak sahiplerinin yanında yer alanlar…
Köylünün eğitilmesini, aydınlatılmasını istemeyenler…
Köy enstitülerine ve köy enstitü öğretmenlere karşı olanlar…
Çağdaşlaşmaya değil gericiliğe çanak tutanlar…
Ve daha başkaları…

Onuncu Köy ve Bekir Coşkun

Ülkenin cumhurbaşkanının on sekiz yılda eğitimde olumlu yol alınamadığı itirafı, hala dokuzuncu, onuncu köyde yaşadığımızın göstergesidir.
Onuncu köyde yaşamak, onurlu bir uğraşın sonucu olmadan olur mu dersiniz?
Urfalı yazar Bekir Coşkun da yazdığı gazetelerde köşesine ad olarak ‘Onuncu Köy’ü seçmiş ve uğraşını sürdürmüştü. 18 Ekim 2020 günü aramızdan ayrıldı.
Hak rahmet eylesin…
Saygıyla anıyorum…  

 

 

Süleyman Özerol

 
Etiketler: süleyman özerol
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı