"Kar Pislikleri Örter" Derlerdi

Eskileri kar bütün pislikleri örter derlerdi. Karın bir buçuk iki metre kalınlığı bulduğu zamanlarda gerçekten de öyleydi.

Konuya köyün Ballıkaya'dan (Mezirme) örnek vermek istiyorum.

Ballı kayanın kuzeyini baştanbaşa katliam sıra kayaların üst bölümünde bulunan Kayabaşı'ndaki Pir Sultan tepesi Ayranca dağlarının yükseltilerindendir. Buraya düşen kar dolu yağmur suları süzülerek ya da açıktan güneyde bulunan araziye doğru akardı. Bu sulardan ve yeraltı kaynaklarından beslenen Mezirme deresi ise köyün doğusunda güneye doğru akardı.

Kış günlerinde sıra kayalar ve derenin dışında her yer kefen giymiş gibi bembeyaz olurdu. Hatta derenin üzeri donunca orası da bembeyaz görünüyordu. 

Derin Bir vadide bulunan dere ile köy arasındaki bölüme atıklar atılırdı ve buraya ‘pöslük’ deniliyordu. Ayrıca burada tuvaletler yapılmıştı. Dolayısıyla çöplerin atıldığı yer yani çöplük olarak tanımlayabiliriz.

Hayvanlar sulanmaya götürüldüğünde köyün içinde bazı yerlerde çamurlaşır yollar hatta davar kılları ile karışık oluşan çamur Akar giderdi. Sık olmasa da davarlar otlatmaya götürüldüğünde sokaklardan Suyolağı ve köprülere kadar bu çamurdan dolayı kararırdı.

Karın kapladığı alanlarda bazı uzun boylu kurumuş otlardan, rüzgârın etkisiyle ses çıkardı. Bu ses bazen ölçülü bir müzik gibi oluşurdu.

Dört bir yanında görülen ağaçsız tepeler her ne kadar bazı bölgelerde meşe ve ardıç ağaçları bulunsa da genellikle çıplaktı. Kar, bu çıplaklığı da örterdi.

Kar, doğal olarak pislikleri örterdi, ancak toplumsal pislikleri örtmeye kimsenin gücü yetmiyor... 

‘Yaz bahar’a şunun şurasında ne kaldı ki?

İşte bu zorluk iş günlerinde halk Zehmeri (Zemheri) derdi. 28 Ocak’a kadar süren bu 40 günlük süreçten sonra kışın olanca şiddetiyle sürdüğünü de unutmayalım.

Kışın bundan sonraki ikinci bölümüne ‘Zahmatı’ derilerdi. Yani kışın şiddetini olunca gücüyle gösterdiği zamanlar kış yarısı ve onu izleyen günlerdir.

40 günlük zemheriden sonra 40 günlük ‘zahmatı’ başlıyor. Ardından zahmetli günler den sonra yaza ulaşacak.

İşte bu sıralarda halk bazı gelenekleri yerine getirir.

28 Ocak’ta Kış Yarısından hemen sonraki, Şubat'ın ilk haftasını da kapsayan günlerde ne olursa olsun kış kışlığını yapardı. Kışın kışlığını yapması demek; kar yağması, tipi oluşu ve savruntu ile şiddetini artırması demekti. İnsanlar bu hafta da iş yapamaz duruma gelir boşta kalırlar, halk deyimiyle 'avara' olurlardı. Bu nedenle bu zamana Boş Hafta ya da Avara denirdi.

Bu zorluklardan ve darlıklardan kurtulmak isteyen halk Bu kez oruç tutarak dua ederek ibadet ederek Hızır’dan beklenti içine girerlerdi. Darda kalanlara imdadına yetişen hazırlığın adına Hızır Orucu, Hızır Lokması, Hızır Kavutu, Hızır Cem'i hep bu haftada yapılırdı.

Hızır günlerinden sonra hava ısınmaya başlar, Gücük Ay yani Şubat biter, Cemrelerle birlikte13 Mart’tı takip eden dokuzuncu günde Mart Dokuzu çıkar, böylelikle 21 Mart'ta Navruz ile Yaz  gelirdi.

Neden mi İlkbahar değil de yaz? 

Çünkü yöremiz halk takviminde mevsimler adlandırılırken Kış, Yaz, Tomuz ve Güz diye sıralanmıştır. Dolayısıyla ilkbahara daha çok yaz ya da Yaz Bahar derlerdi.

Bu durum halk edebiyatına da yansımıştır.

 “Yaz bahar ayında bulanır suyu

Sular da ağlaşır Pir Sultan deyi”

(Pir Sultan Abdal)

 “Yaslandılar şivgalarım kırdılar

Yaz bahar ayında bir od verdiler”

(Karacaoğlan)

 “Yaz bahar ayında geleyim derdim

Gelemedim gülyüzlü yar küstün mü”

(Âşık Veli)

“Yaz bahar ayında göçen turnalar”

(Mahmut Erdal)

 “Yaz bahar gelende Mevla’m kerimdir.”

“Yaz bahar ayları gelip geçende”

 ‘Yaz bahar’a şunun şurasında ne kaldı ki?

  Ankara, 4 Şubat 2024

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Özerol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Tek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Tek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Tek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Tek Haber değil haberi geçen ajanstır.